Adjektiv

ungewöhnlich

olağandışı, garip, nadir, acayip

Er hat einen sehr ungewöhnlichen Beruf.

Onun çok sıra dışı bir mesleği var.

((sıfat olarak)) olağandışı Hava bugün alışılmadık derecede sıcak. Das Wetter ist heute ungewöhnlich warm.

Eş anlamlılar: sıra dışı, nadir, garip; Zıt anlamlılar: alışılmış, sıradan, normal

un- (olumsuzluk) ön eki + gewöhnlich (alışılmış, sıradan).

Tıpkı İngilizce'deki 'unusual' gibi: un- (olumsuzluk) + gewöhnlich (usual/alışılmış).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.