Adjektiv

unüblich

alışılmadık, olağandışı, nadir

Es ist unüblich, so früh anzurufen.

Bu kadar erken aramak alışılmadık bir durum.

Er hat eine unübliche Methode gewählt.

O, alışılmadık bir yöntem seçti.

alışılmadık olmak Kışın yüzmek alışılmadık bir durumdur.

alışılmadık bir ((isim)) Bu alışılmadık bir hediye.

Eş anlamlılar: ungewöhnlich, selten; Zıt anlamlılar: üblich, gewöhnlich, normal

'un-' (olumsuzluk eki) + 'üblich' (alışılmış, yaygın). Kelimenin tam anlamıyla 'alışılmadık'.

Parçalara ayırın: 'un-' (değil) + 'üblich' (alışılmış). 'üblich' kelimesini biliyorsanız, bu kelime kolaydır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.