Adjektiv

unverzichtbar

vazgeçilmez, elzem, gerekli

Wir danken dem unverzichtbaren Helfer.

Vazgeçilmez yardımcıya teşekkür ediyoruz.

Er kaufte den unverzichtbaren Gegenstand.

O, elzem olan eşyayı satın aldı.

unverzichtbar ((für+4)) sein ((bir şey)) için vazgeçilmez olmak Su, yaşam için vazgeçilmezdir.

Eşanlamlılar: essentiell (elzem), notwendig (gerekli); Zıtanlamlılar: verzichtbar (vazgeçilebilir), entbehrlich (gereksiz)

un- (olumsuzluk) + verzichtbar (vazgeçilebilir) kelimelerinden gelir. 'Verzichtbar', 'vazgeçmek' anlamına gelen 'verzichten' fiilinden türemiştir. Yani 'vazgeçilemez'.

'Verzichten' (vazgeçemeyeceğiniz) bir şey 'unverzichtbar'dır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.