Adjektiv

unvollständig

eksik, tamamlanmamış

Die Liste der Gäste ist unvollständig.

Misafir listesi eksik.

Er gab eine unvollständige Antwort.

Eksik bir cevap verdi.

((bir şey)) unvollständig ((bir şey)) eksik Die Liste ist unvollständig.

Eş anlamlılar: lückenhaft (boşluklu), unfertig (bitmemiş); Zıt anlamlılar: vollständig (tam), komplett (eksiksiz)

un- (olumsuzluk eki) + voll (dolu) + ständig (duran) ön ekinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'tam olarak durmayan'.

'un-full' (dolu olmayan) gibi düşünün. Bir şey dolu değilse, eksiktir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.