üblich
Çeviri
olağan, alışılmış, yaygın
Örnekler
Das ist hier so üblich.
Burası böyledir.
Er kam zur üblichen Zeit.
Her zamanki saatte geldi.
Es ist üblich, Trinkgeld zu geben.
Bahşiş vermek adettendir.
Dilbilgisi Kalıpları
yüklem sıfatı olarak Das ist hier so üblich.
niteleme sıfatı olarak Er kam zur üblichen Zeit.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: gewöhnlich, normal; Zıt anlamlılar: unüblich, ungewöhnlich, selten
Etimoloji
'üben' (pratik yapmak) fiiliyle ilgilidir. Pratik yapılan şey alışılmış, yani 'olağan' hale gelir.
Hafıza İpuçları
'üben' (pratik yapmak) fiilini düşünün. Sık sık pratik yaptığınız bir şey 'üblich' (olağan) olur.