Adjektiv

überlegen

üstün, baskın, faik

Die Mannschaft war dem Gegner überlegen.

Takım rakibinden üstündü.

Er hat eine überlegene Intelligenz.

Üstün bir zekası var.

j-m ((in et3)) überlegen sein birinden ((bir konuda)) üstün olmak Güç konusunda benden üstün.

besser (daha iyi), stärker (daha güçlü); Zıt anlamlılar: unterlegen (daha zayıf)

`überlegen` (düşünmek) fiilinden türemiştir. İyi düşünen birinin, düşünmeyene göre daha iyi, yani 'üstün' bir konumda olduğu fikrinden gelir.

Başkalarından 'daha yukarıda (`über`)' olan, yani 'üstün' olan birini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.