Verb

überspringen

atlamak, geçmek, es geçmek

Ich überspringe das Frühstück oft.

Sık sık kahvaltıyı atlarım.

Er übersprang den Zaun mit Leichtigkeit.

Çiti kolaylıkla atladı.

Wir können dieses Kapitel überspringen.

Bu bölümü atlayabiliriz.

((bir şeyi)) atlamak İlk bölümü atladı.

Eş anlamlılar: atlamak, es geçmek; Zıt anlamlılar: dahil etmek, dikkate almak

'über-' (üzerinden) ve 'springen' (zıplamak) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'üzerinden atlamak'tır.

Bir engelin üzerinden atladığınızı veya bir kitaptaki sıkıcı bir bölümü atladığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.