Adjektiv

wachsende

büyüyen, artan

Berlin ist eine wachsende Stadt.

Berlin büyüyen bir şehirdir.

Es gibt eine wachsende Nachfrage nach Bio-Produkten.

Organik ürünlere yönelik artan bir talep var.

dişil isimden önce (Yalın/Belirtme): büyüyen ((şehir)) Die wachsende Stadt braucht mehr Schulen.

çoğul isimden önce (Yalın/Belirtme): büyüyen ((sorunlar)) Es gibt wachsende Probleme.

Synonyms: artan (zunehmende); Antonyms: küçülen (schrumpfende)

'wachsen' (büyümek) fiilinin sıfat-fiili (wachs-end-e). '-end' eki İngilizce '-ing' gibidir, '-e' bir çekim ekidir.

Ayın 'büyümesini' (waxing moon) düşünün. 'wachsen' kelimesi İngilizce 'wax' kelimesine benzer.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.