Adjektiv

weitläufig

geniş, ferah, yaygın, uzak akraba

Der Schlosspark ist sehr weitläufig.

Kale parkı çok geniştir.

Wir sind nur weitläufig miteinander verwandt.

Biz sadece uzak akrabayız.

((bir şey)) geniştir ((bir şey)) geniştir Der Park ist sehr weitläufig.

Eş anlamlılar: geniş, ferah; Zıt anlamlılar: dar, sınırlı

'weit' (geniş, uzak) ve 'laufen' (koşmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'geniş koşan' veya geniş bir alanı kaplayan anlamına gelir.

O kadar geniş ('weitläufig') bir manzara hayal edin ki, içinde uzaklara ('weit') koşabilirsiniz ('laufen').

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.