die Zone
Çeviri
bölge, alan, kuşak
Örnekler
Das ist eine Fußgängerzone.
Burası bir yaya bölgesi.
Parken ist in dieser Zone verboten.
Bu bölgede park etmek yasaktır.
Wir leben in einer gemäßigten Klimazone.
Ilıman bir iklim kuşağında yaşıyoruz.
Dilbilgisi Kalıpları
((in+3)) bir bölgede olmak Doğru bölgedeyiz.
Benzer Kelimeler
bölge, alan, saha
Etimoloji
Yunanca 'zōnē' (kemer) kelimesinden gelir. Dünya etrafındaki bir 'kemer' gibi (iklim kuşağı) tanımlanmış bir alanı ifade eden uluslararası bir kelimedir.
Hafıza İpuçları
Bu kelime, Türkçe'deki 'zon' kelimesiyle ve İngilizce'deki 'zone' ile aynı kökten gelir, bu yüzden hatırlaması çok kolaydır.