Nomen

das Alter

yaş, ihtiyarlık, eskilik

Er ist in meinem Alter.

O benim yaşımda.

Im Alter wird man oft ruhiger.

Yaşlanınca insan genellikle daha sakin olur.

Das Alter des Hauses ist unbekannt.

Evin yaşı bilinmiyor.

im Alter von ((et3)) (...3) yaşında Er starb im Alter von 80 Jahren.

((et2)) (...2'nin) yaşı Das Alter des Baumes ist beeindruckend.

in ((j-s)) Alter (birinin2) yaşında In deinem Alter war ich noch in der Schule.

Eş anlamlı: yaş, seneler; Zıt anlamlı: gençlik

Eski Yüksek Almanca 'altar' kelimesinden, 'alt' (eski/yaşlı) ile ilişkili.

'Alt' (yaşlı) kelimesinden türetilmiştir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.