Adjektiv

fromm

dindar, sofu

Sie ist eine fromme Frau.

O dindar bir kadındır.

Er lebt nach frommen Grundsätzen.

Dindar ilkelere göre yaşıyor.

Das ist nur ein frommer Wunsch.

Bu sadece boş bir temenni.

((olmak)) fromm dindar olmak O çok fromm.

bir fromm ((isim)) dindar bir (isim) O, fromm bir adam.

Eş anlamlılar: gläubig (inançlı), religiös (dini); Zıt anlamlılar: gottlos (tanrısız), ungläubig (inançsız)

Eski Yüksek Almanca 'frum' (faydalı, iyi) kelimesinden gelir. Anlamı zamanla 'dindar' olarak değişmiştir.

Manastırdan ('from') gelen birinin çok 'fromm' (dindar) olduğunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.