Nomen

die Höhe

yükseklik, irtifa, tutar, düzey

Die Höhe des Berges ist beeindruckend.

Dağın yüksekliği etkileyici.

Das Flugzeug fliegt in großer Höhe.

Uçak yüksek irtifada uçuyor.

Die Höhe der Rechnung überraschte mich.

Faturanın tutarı beni şaşırttı.

((bir şeyin)) yüksekliğinde (konum) Uçak 10.000 metre yükseklikte uçuyor.

yukarıya doğru (yön) Topu havaya fırlattı (in die Höhe).

((bir şeyin)) tutarı (miktar) Fiyatın tutarı makul.

Eş: irtifa; Zıt: derinlik

'hoch' (yüksek) sıfatından türetilmiştir.

'Hoch' (yüksek) kelimesinin isim hali.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.