Verb

planen

planlamak, tasarlamak, düşünmek

Wir planen eine Reise nach Italien.

İtalya'ya bir gezi planlıyoruz.

Sie plant, nächstes Jahr zu studieren.

Gelecek yıl okumayı planlıyor.

Alles ist genau geplant.

Her şey tam olarak planlandı.

((et4)) (bir şeyi) planlamak Wir planen eine Party.

((zu-Infinitiv)) (bir şey yapmayı) planlamak Sie plant, ein Haus zu kaufen.

Eş anlamlı: vorhaben; Zıt anlamlı: improvisieren

Latince 'planus' (düz) kelimesinden gelir.

Türkçedeki 'planlamak' ile aynı kökten.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.