fest
Çeviri
sert, sağlam, sabit, kalıcı
Örnekler
Das ist ein festes Material.
Bu sert bir malzeme.
Sie hat eine feste Stelle.
Onun kalıcı bir işi var.
Wir haben eine feste Zeit vereinbart.
Belirli bir zaman için anlaştık.
Er glaubt fest daran.
O buna sıkıca inanıyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((sıfat)) + ((isim)) bir ismi niteler Sie hat eine feste Stimme.
((zarf)) bir fiili niteler Er drückte ihre Hand fest.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: stabil (stabil), solide (sağlam), hart (sert); Zıt anlamlılar: locker (gevşek), weich (yumuşak), flüssig (sıvı)
Etimoloji
Eski Yüksek Almanca 'festi' kelimesinden gelir, İngilizce 'fast' ('sağlam' anlamında) kelimesiyle ilişkilidir.
Hafıza İpuçları
İngilizce 'fasten' (bağlamak, sabitlemek) kelimesini düşünün, bu bir şeyi 'fest' (sağlam, sert) yapar.