Adjektiv

lebendig

canlı, yaşayan, hayat dolu

Die Katze ist noch lebendig.

Kedi hala yaşıyor.

Berlin ist eine sehr lebendige Stadt.

Berlin çok canlı bir şehir.

Er hat eine lebendige Fantasie.

Onun canlı bir hayal gücü var.

((yüklem)) canlı olmak Hayvan hala canlı. Das Tier ist noch lebendig.

((niteleme)) canlı ... Bu canlı bir şehir. Das ist eine lebendige Stadt.

Eş anlamlılar: belebt (hareketli), munter (neşeli); Zıt anlamlılar: tot (ölü), leblos (cansız)

'leben' (yaşamak) fiilinden ve '-ig' sıfat ekinden türetilmiştir.

'leben' (yaşamak) fiiliyle doğrudan ilişkilidir. Bir şey 'lebendig' ise, 'Leben' (hayat) sahibidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.