Adjektiv

mager

zayıf, yağsız, kıt, verimsiz

Er isst nur mageres Fleisch.

Sadece yağsız et yer.

Die Ernte war dieses Jahr sehr mager.

Bu yıl hasat çok kıttı.

Das ist eine magere Ausrede.

Bu zayıf bir bahane.

((sıfat)) + sein (yüklem olarak) O çok mager.

((sıfat)) + İsim (niteleme olarak) Sadece mageres et yer.

Eş anlamlılar: dünn, schlank; Zıt anlamlılar: fett, dick, reichlich

Eski Yüksek Almanca 'magar' kelimesinden gelir ve İngilizce 'meager' ile ilişkilidir.

Türkçedeki 'mağara' kelimesini düşünün; içi boş ve 'kıt' olabilir. Bu, 'kıt, verimsiz' anlamıyla bir bağlantı kurmanıza yardımcı olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.