Adjektiv

uneingeschränkt

sınırsız, kısıtlamasız, koşulsuz

Sie haben uneingeschränkten Zugang zum Archiv.

Arşive sınırsız erişiminiz var.

Ich vertraue dir uneingeschränkt.

Sana koşulsuz güveniyorum.

uneingeschränkt + İsim (sıfat olarak) O, uneingeschränktes Vertrauen (sınırsız güven) sahibidir.

Fiil + uneingeschränkt (zarf olarak) Planı uneingeschränkt (kayıtsız şartsız) destekliyoruz.

Eş anlamlılar: unbegrenzt, absolut, bedingungslos; Zıt anlamlılar: eingeschränkt, begrenzt

un- (olumsuzluk) öneki + einschränken (sınırlamak) fiilinin geçmiş zaman ortacı olan eingeschränkt (sınırlı). Kelimenin tam anlamıyla 'sınırlı olmayan'.

Kelimeyi parçalara ayırın: 'un-' (olmayan) + 'eingeschränkt' (sınırlı). Sınırlama yoksa, sınırsızdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.