Adjektiv

wachsend

büyüyen, artan, gelişen

Die wachsende Stadt braucht mehr Wohnungen.

Büyüyen şehrin daha fazla daireye ihtiyacı var.

Es gibt eine wachsende Nachfrage nach Bio-Produkten.

Organik ürünlere yönelik artan bir talep var.

bir wachsend... Nomen büyüyen bir... (isim) Die wachsende Bevölkerung ist ein Problem.

Eş anlamlılar: zunehmend (artan), steigend (yükselen); Zıt anlamlılar: schrumpfend (küçülen), abnehmend (azalan)

'wachsen' (büyümek) fiilinin sıfat-fiil hali. '-end' eki ile oluşturulur.

İngilizce'deki 'waxing moon' (büyüyen ay) ifadesini düşünün. 'Wachs-' kelimesi 'wax-' kelimesine benzer.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.