Nomen

die Übelkeit

mide bulantısı, iğrenme

Mir ist schlecht vor Übelkeit.

Mide bulantısından dolayı kötüyüm.

Die Übelkeit nach der Fahrt war schlimm.

Yolculuktan sonraki mide bulantısı kötüydü.

((bir şeyden)) muzdarip olmak an ((et3)) leiden Şiddetli mide bulantısından muzdarip.

((bir şey)) hissetmek ((et4)) empfinden/fühlen Ani bir mide bulantısı hissetti.

Eş anlamlılar: Brechreiz (öğürme), Unwohlsein (rahatsızlık); Zıt anlamlılar: Wohlbefinden (esenlik)

'übel' (kötü, fena, hasta) ve isim yapan '-keit' ekinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'kötülük' veya 'hastalık'tır.

Midenizde 'übel' (kötü) bir şey olduğunu hayal edin, bu da mide bulantısına neden olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.