Adjektiv

affin

yakın, benzer, eğilimli

Er ist sehr kunstaffin.

Sanata karşı büyük bir yakınlığı var.

Diese beiden Theorien sind einander affin.

Bu iki teori birbiriyle ilişkilidir.

((et3)) affin sein bir şeye yakın olmak/eğilimli olmak Modern sanata yakındır.

Eş anlamlılar: verwandt (akraba), ähnlich (benzer), zugetan (düşkün)

Latince 'affinis' kelimesinden gelir, 'sınırdaş, evlilik yoluyla akraba' anlamına gelir.

İngilizce'deki 'affinity' (yakınlık) kelimesiyle doğrudan ilişkilidir. Bir şeye karşı bir yakınlığınız varsa, ona 'affin'sinizdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.