Adjektiv

früh

erken, erkenci

Ich muss morgen früh aufstehen.

Yarın erken kalkmalıyım.

Es ist noch zu früh für das Abendessen.

Akşam yemeği için henüz çok erken.

erken (zarf) Ich bin heute früh aufgestanden.

erken (sıfat) Es ist ein früher Morgen.

Eş anlamlı: zeitig; Zıt anlamlı: spät

Eski Yüksek Almanca 'fruo' kelimesinden.

'Frühstück' (kahvaltı) kelimesini hatırla, 'erken' (früh) yenen parça.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.