Nomen

die Ausübung

icra, uygulama, ifa, tatbik

Die Ausübung seines Berufs macht ihm Freude.

Mesleğini icra etmekten keyif alıyor.

Die freie Ausübung der Religion ist ein Grundrecht.

Dinini özgürce icra etmek temel bir haktır.

((et2)) icrası/uygulaması Görevinin icrası çok sorumluluk gerektirir.

Praxis (pratik), Durchführung (yürütme), Vollzug (infaz)

'aus-' (dışarı) ve 'üben' (pratik yapmak) fiilinden türeyen 'ausüben' (icra etmek) fiilinin isim halidir. '-ung' eki isim yapar.

Pratik yaptığınız (üben) bir şeyi dışarıya (aus) vurma, yani 'icra etme' eylemi olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.