Verb

ermöglichen

mümkün kılmak, sağlamak, olanak vermek

Das Internet ermöglicht schnelle Kommunikation.

İnternet hızlı iletişimi mümkün kılar.

Sein Stipendium ermöglichte ihm das Studium.

Bursu onun eğitim almasını sağladı.

((et4)) (bir şeyi) mümkün kılmak Das neue Gesetz ermöglicht den Bau.

((j-m)) ((et4)) (birine) (bir şeyi) sağlamak Das Ticket ermöglicht mir die Reise.

Eş anlamlı: izin vermek; Zıt anlamlı: engellemek

'er-' öneki + 'möglich' (mümkün) + '-en'

İçinde 'mümkün' (möglich) var. Mümkün kılmak demek.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.