Nomen

die Fehlstelle

kusur, hata, eksiklik, boşluk

Die Prüfung ergab mehrere Fehlstellen im Material.

İnceleme, malzemede birkaç kusur ortaya çıkardı.

Es gibt eine Fehlstelle in seiner Argumentation.

Onun argümanında bir eksiklik var.

((bir şeyde)) Fehlstellen olmak ((bir şeyde)) kusur olmak Malzemede kusurlar var.

Eş anlamlılar: Mangel, Defekt, Lücke

'Fehl-' (hata, eksiklik) ve 'Stelle' (yer, nokta) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'hatalı yer' demektir.

Bir üründeki 'kusurlu bir nokta' veya bir plandaki 'eksik bir kısım' gibi, hem somut hem de soyut 'eksik bir yer' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.