Verb

fort|schreiten

ilerlemek, gelişmek, devam etmek

Die Krankheit schreitet schnell fort.

Hastalık hızla ilerliyor.

Die Bauarbeiten schreiten gut fort.

İnşaat çalışmaları iyi ilerliyor.

Mit fortschreitendem Alter wird man weiser.

İlerleyen yaşla birlikte insan daha bilge olur.

((özne)) ilerlemek Müzakereler yavaş ilerliyor. (Die Verhandlungen schreiten nur langsam fort.)

Eş anlamlılar: vorankommen, avancieren; Zıt anlamlılar: stagnieren, zurückbleiben

'fort-' (ileri) öneki ve 'schreiten' (adımlamak) fiilinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'ileri adımlamak'tır.

İlerlemek için ileriye ('fort') doğru adımlar ('schreiten') attığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.