gebrannt
Çeviri
damıtılmış, kavrulmuş, yanmış
Örnekler
Gebrannter Schnaps ist sehr stark.
Damıtılmış içki çok serttir.
Ich liebe gebrannte Mandeln vom Weihnachtsmarkt.
Noel pazarından kavrulmuş bademleri çok seviyorum.
Ein gebranntes Kind scheut das Feuer.
Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer. (atasözü)
Dilbilgisi Kalıpları
gebrannt + İsim kavrulmuş/damıtılmış + isim Kavrulmuş badem yemeyi severim.
Benzer Kelimeler
geröstet (kavrulmuş), destilliert (damıtılmış)
Etimoloji
'brennen' (yanmak, damıtmak) fiilinin geçmiş zaman sıfat-fiili.
Hafıza İpuçları
Bunu 'brennen' eyleminin sonucu olarak hatırlayın. Bir şey yakıldıktan, kavrulduktan veya damıtıldıktan sonra 'gebrannt' olur.