Nomen

die Brücke

köprü, bağlantı

Wir gehen über die Brücke.

Köprünün üzerinden yürüyoruz.

Die Brücke verbindet zwei Städte.

Köprü iki şehri birbirine bağlıyor.

Sie schlagen eine Brücke zwischen Kulturen.

Kültürler arasında bir köprü kuruyorlar.

über+4 gehen/fahren ... üzerinden geçmek/gitmek Wir fahren mit dem Auto über die Brücke.

eine Brücke bauen/schlagen bir köprü inşa etmek Man baut eine neue Brücke über den Fluss.

eine Brücke ((zu+3)) ...-e bir köprü Musik kann eine Brücke zu anderen Menschen sein.

Eş anlamlılar: Viadukt (viyadük), Steg (küçük köprü); Zıt anlamlılar: Graben (hendek), Schlucht (vadi)

Eski Yüksek Almanca 'brucka' kelimesinden gelir ve İngilizce 'bridge' kelimesiyle kökteştir.

Sesi İngilizce 'bridge' kelimesine çok benzediği için hatırlaması kolaydır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.