Adjektiv

getäuscht

aldatılmış, kandırılmış, yanılmış, sahte

Ich fühle mich getäuscht.

Aldatılmış hissediyorum.

Er hat sich in ihr getäuscht.

Onun hakkında yanılmıştı.

Sein Lächeln war nur getäuscht.

Gülümsemesi sadece sahteydi.

((sıfat olarak)) aldatılmış, sahte Gülümsemesi sahteydi (Sein Lächeln war getäuscht).

sich ((in j-m/et3)) täuschen birisi/bir şey hakkında yanılmak Senin hakkında yanılmışım (Ich habe mich in dir getäuscht).

Eş anlamlılar: betrogen (ihanete uğramış), irregeführt (yanıltılmış); Zıt anlamlılar: aufgeklärt (aydınlanmış), ehrlich (dürüst)

'täuschen' (aldatmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı. 'ge-' öneki geçmiş zaman ortacını belirtir.

Göz aldanmasını düşünün. Ona kanarsanız, 'getäuscht' olmuşsunuzdur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.