gewohnt
Çeviri
alışkın, alışılmış, her zamanki
Örnekler
Ich bin es gewohnt, früh aufzustehen.
Erken kalkmaya alışkınım.
Er ging seinen gewohnten Weg nach Hause.
Her zamanki yolundan eve gitti.
Sie erledigte die Arbeit mit gewohnter Sorgfalt.
İşi her zamanki titizliğiyle yaptı.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) alışkın olmak Bu işe alışkınım.
bir şey yapmaya alışkın olmak Yalnız seyahat etmeye alışkındır.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: tanıdık; Zıt anlamlılar: alışılmadık (ungewohnt), yabancı (fremd)
Etimoloji
'gewöhnen' (alışmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı, 'wohnen' (ikamet etmek) ile ilgilidir.
Hafıza İpuçları
'wohnen' (ikamet etmek) kelimesini düşünün. Bir şeye 'gewohnt' iseniz, onunla kolayca 'yaşayabilirsiniz'.