Adjektiv

echt

gerçek, hakiki, sahici, gerçekten

Das ist ein echter Diamant.

Bu gerçek bir elmas.

Er ist ein echter Freund.

O gerçek bir dost.

Das ist echt super!

Bu gerçekten harika!

echt + İsim gerçek + İsim Bu gerçek bir hikaye.

echt + Sıfat/Zarf gerçekten + Sıfat/Zarf Film gerçekten heyecanlıydı.

Eş anlamlılar: wirklich, wahr, authentisch; Zıt anlamlılar: falsch, gefälscht

Eski Yüksek Almanca'da 'yasal, geçerli' anlamına gelen 'ēhaft' kelimesinden gelir. Başlangıçta yasal olarak tanınan bir şeyi ifade ediyordu.

'Echt' kelimesi Türkçe'deki 'tek' kelimesine benziyor. 'Tek' ve 'gerçek' olanı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.