adverb

aside

bir yana, kenara, ayrı

He pulled me aside to speak to me.

Benimle konuşmak için beni kenara çekti.

She set some money aside for her holiday.

Tatili için bir miktar para ayırdı.

Joking aside, we need to be serious.

Şaka bir yana, ciddi olmamız gerekiyor.

((zarf)) bir yana He pulled me aside to speak to me.

((ifade)) ((bir şey)) bir yana Joking aside, we need to be serious.

Eş anlamlılar: apart, separately; Zıt anlamlılar: together, centrally

Orta İngilizce'deki 'on side' (yan tarafta) kelimesinden gelir. 'a-' öneki 'on' (üzerinde) anlamına gelir.

Bir şeyi ana odağınızın 'yanına' koyduğunuzu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.