noun

accessory

aksesuar, ek parça, suç ortağı

She bought a new handbag and other fashion accessories.

Yeni bir el çantası ve diğer moda aksesuarlarını satın aldı.

The camera comes with several accessories.

Kamera birkaç aksesuarla birlikte gelir.

He was charged as an accessory to the crime.

Suça yardım ve yataklıktan suçlandı.

((to sth.)) (bir şeye) suç ortağı Suça yardım ve yataklıktan suçlandı.

Eş anlamlılar: eklenti, tamamlayıcı, suç ortağı

Ortaçağ Latincesi 'accessorius' kelimesinden gelir, 'accedere' (katılmak, eklenmek) fiilinden türemiştir.

Bir aksesuar, ana şeye 'erişir' veya eklenir; bu bir kıyafet, bir cihaz veya bir suç olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.