noun

aspiration

hedef, arzu, aspirasyon

His main aspiration was to become a doctor.

Onun asıl hedefi doktor olmaktı.

She has political aspirations.

Onun siyasi hedefleri var.

The aspiration of dust can cause lung problems.

Toz aspirasyonu akciğer sorunlarına neden olabilir.

((bir hedef)) ((için)) (bir şey için) güçlü bir arzu Onun dünyayı gezme gibi bir hedefi var.

Eş anlamlılar: ambition, goal, dream, desire

Latince 'aspirare' (üzerine nefes vermek, arzulamak) kelimesinden, 'ad-' (yönelme) + 'spirare' (nefes almak).

Bir hedefe 'talip olmak', sanki başarının havasını solumak gibi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.