verb

aspire

hedeflemek, arzulamak

She aspires to be a great musician.

Büyük bir müzisyen olmayı hedefliyor.

He aspired to a career in politics.

Siyasette bir kariyer hedefliyordu.

((-meyi/-mayı)) hedeflemek Ünlü bir yazar olmayı hedefliyor.

((bir şeye)) talip olmak Bir güç pozisyonuna talipti.

Eş anlamlılar: aim, hope, strive, seek

Latince 'aspirare' (üzerine nefes vermek) kelimesinden, 'ad-' (yönelme) + 'spirare' (nefes almak).

'Aspire' bir hedefe doğru 'nefes almak' yani onu şiddetle istemektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.