conjunction

assuming

varsayarsak, şöyle ki

Assuming it rains, the match will be cancelled.

Yağmur yağdığını varsayarsak, maç iptal edilecek.

We can finish by Friday, assuming no problems arise.

Hiçbir sorun çıkmadığını varsayarsak, Cuma gününe kadar bitirebiliriz.

assuming ((that cümlesi)), ... ...şartıyla Assuming that the train is on time, we will arrive at noon.

Eş anlamlılar: if, provided that, on condition that

'to assume' fiilinin şimdiki zaman ortacı. '...dığını varsayarsak' anlamında bağlaç olarak kullanılır.

Bunu varsayımsal bir durum kurmak olarak düşünün: 'Bunun doğru olduğunu varsayalım, o zaman ne olur?'

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.