verb

assure

güvence vermek, temin etmek, sigortalamak

I assure you that I will be there.

Sizi temin ederim ki orada olacağım.

This victory assured their place in the final.

Bu zafer finaldeki yerlerini garantiledi.

((sb.)) ((that...)) (birine) (bir şeyin) güvencesini vermek I can assure you that you will not be disappointed.

((sb.)) ((of sth.)) (birini) (bir şey) konusunda temin etmek He assured her of his support.

((sth.)) (bir şeyi) garantilemek The win assured their promotion.

Synonyms: guarantee, promise, convince; Antonyms: doubt, deny

Eski Fransızca 'assurer' (emin olmak) kelimesinden, Latince 'ad-' (yönelme) + 'securus' (güvenli) kelimelerinden gelir.

Birini bir konuda 'emin' hissettirmek. Şüpheyi ortadan kaldırmakla ilgilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.