adjective

acclaimed

beğenilen, alkışlanan, övülen

She is an acclaimed author.

O, beğenilen bir yazardır.

The film was critically acclaimed.

Film eleştirmenlerce beğenildi.

beğenilen bir ((isim)) O, beğenilen bir yazardır.

Eş anlamlılar: celebrated, renowned, praised; Zıt anlamlılar: criticized, unknown

'acclaim' fiilinin geçmiş zaman ortacı, Latince 'acclamare'den.

Bir şey 'beğeni' (acclaim) topladıysa, o şey 'beğenilen' (acclaimed) olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.