noun

astonishment

şaşkınlık, hayret

She looked at him in astonishment.

Ona şaşkınlıkla baktı.

To my astonishment, the car started.

Hayretler içinde kaldım, araba çalıştı.

in astonishment şaşkınlık içinde She looked at him in astonishment.

to sb's astonishment birinin şaşkınlığına rağmen To my astonishment, the car started.

Eş anlamlılar: amazement, surprise, wonder; Zıt anlamlılar: composure, calmness

Eski Fransızca 'estoner' (sersemletmek, şaşırtmak) kelimesinden, isim yapan '-ment' ekiyle türetilmiştir.

Bir şey tarafından 'sersemletildiğinizi' (stunned) düşünün. 'ton' kısmı, şaşkınlığa neden olabilecek bir ses olan 'gök gürültüsü' (thunder) gibi geliyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.