verb

atone

telafi etmek, kefaretini ödemek

He had to atone for his mistakes.

Hatalarını telafi etmek zorundaydı.

She tried to atone for her past sins.

Geçmiş günahlarının kefaretini ödemeye çalıştı.

((for sth.)) (bir şeyin) kefaretini ödemek He had to atone for his mistakes.

Eş anlamlılar: expiate, make amends, compensate

Orta İngilizce'de 'uyum içinde' anlamına gelen 'at on' kelimesinden türemiştir. Bir anlaşmazlık veya yanlış davranıştan sonra yeniden 'bir olmak' anlamına gelir.

'At one' (bir olmak) ifadesini düşünün. Telafi etmek, haksızlık ettiğiniz biriyle yeniden 'bir olmak' için bir şeyler yapmaktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.