noun

radar

radar

The ship was detected by radar.

Gemi radarla tespit edildi.

He's trying to fly under the radar.

Radara yakalanmamaya çalışıyor.

((by radar)) radarla The plane was tracked by radar.

((under the radar)) radara yakalanmadan, fark edilmeden He managed to stay under the radar for months.

Eş anlamlılar: detektör, tarayıcı

'RAdio Detection And Ranging' (Radyo Tespiti ve Mesafe Tayini) ifadesinin kısaltmasıdır.

Bir yarasanın ses dalgalarını (sonar) kullandığını hayal edin; radar ise nesneleri tespit etmek için radyo dalgalarını kullanır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.