verb

radiate

yaymak, saçmak, ışımak

The sun radiates heat and light.

Güneş ısı ve ışık yayar.

Happiness seemed to radiate from her.

Mutluluk ondan yayılıyor gibiydi.

The roads radiate from the city centre.

Yollar şehir merkezinden dışarı doğru yayılıyor.

((sth.)) (bir şeyi) yaymak Güneş ısı yayar.

((with sth.)) (bir duygu) saçmak Kendine güven saçıyordu.

((from sth.)) (bir yerden) yayılmak Yollar fıskiyeden yayılıyor.

Eş anlamlılar: emit, shine, spread; Zıt anlamlılar: absorb, contain

Latince 'radius' (ışın, tekerlek parmağı) kelimesinden, 'radiare' (ışın yaymak) aracılığıyla türemiştir.

Bir tekerleğin 'yarıçaplarının' (parmaklarının) merkezden dışarı doğru 'yayılmasını' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.