adjective

radical

radikal, köklü, aşırı

They are proposing radical changes to the system.

Sistemde köklü değişiklikler öneriyorlar.

He has some very radical political views.

Çok radikal siyasi görüşleri var.

((radical sth.)) bir şeyin en önemli kısımlarıyla ilgili They are proposing radical changes to the system.

Eş anlamlılar: fundamental, extreme; Zıt anlamlılar: moderate, superficial

Latince 'kök' anlamına gelen 'radix' kelimesinden gelir. Bir şeyin 'köküne' veya kökenine inmekle ilgilidir.

Bir bitkinin 'kökünü' (radix) düşünün. Radikal bir değişiklik, sorunun köküne iner.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.