verb

ram

toslamak, tıkmak, zorla sokmak

He rammed the door with his shoulder.

Kapıya omzuyla tosladı.

She rammed her clothes into the suitcase.

Kıyafetlerini valize tıktı.

((bir şeyi)) ((bir şeyle)) ((bir şeye)) ((bir şeyle)) toslamak He rammed the door with his shoulder.

((bir şeyi)) ((bir şeye)) ((bir şeyi)) ((bir şeye)) tıkmak She rammed her clothes into the suitcase.

Eş anlamlılar: strike, force, crash into, stuff

Eski İngilizce'de erkek koyun anlamına gelen 'ramm' kelimesinden gelir. Fiilin anlamı, bir koçun güçlü toslama eyleminden türemiştir.

Güçlü bir koçun (ram) bir kapıya tosladığını (ramming) hayal etmek, güçlü darbe anlamını hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.