verb

ran

koşmak, işletmek, akmak, çalışmak

I ran a marathon last year.

Geçen yıl maraton koştum.

The water ran down the wall.

Su duvardan aşağı aktı.

He ran a small business.

Küçük bir işletme işletiyordu.

The engine is running smoothly.

Motor sorunsuz çalışıyor.

((bir yere)) bir yere koşmak He ran to the shop.

((bir şeyi)) (bir şeyi) işletmek She ran a hotel.

((bir süre)) bir süre devam etmek The meeting ran for two hours.

Eş anlamlılar: depar atmak, fırlamak, tempolu koşmak; Zıt anlamlılar: yürümek, durmak

Eski İngilizce'de 'akmak, koşmak' anlamına gelen 'rinnan' kelimesinden gelir.

'Ran', 'run' fiilinin geçmiş zaman halidir. 'Otobüse koştum' (I ran for the bus) cümlesini aklınızda tutun.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.