adjective

random

rastgele, tesadüfi, gelişigüzel

The winner was chosen by a random draw.

Kazanan rastgele bir çekilişle belirlendi.

She made a few random comments.

Birkaç gelişigüzel yorum yaptı.

a random ((noun)) rastgele bir (isim) Bu rastgele bir seçimdi.

Eş anlamlılar: haphazard, arbitrary, chance; Zıt anlamlılar: systematic, deliberate, planned

Eski Fransızca 'random' (güç, şiddet) kelimesinden, o da 'randir' (hızlı koşmak) kelimesinden gelir. Anlamı 'gelişigüzel' olarak değişmiştir.

Bir bilgisayardaki, belirli bir sıra olmaksızın herhangi bir bellek konumuna erişebilen 'Rastgele Erişimli Bellek' (RAM) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.