noun

ranger

korucu, orman bekçisi

A park ranger gave us a map.

Bir park korucusu bize bir harita verdi.

The forest ranger patrols this area.

Orman bekçisi bu bölgede devriye geziyor.

bir park/orman korucusu bir parka/ormana bakan kişi Bir park korucusu bizi yangın hakkında uyardı.

warden, keeper, guard, forester

'Range' (alan, arazi) + '-er' (kişi). Bir araziye bakan kişi.

Bir 'ranger' (korucu), geniş bir 'arazi' (range) üzerinde dolaşan kişidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.