adverb

rarely

nadiren, seyrek olarak

I rarely see him these days.

Bu günlerde onu nadiren görüyorum.

She is rarely late for work.

İşe nadiren geç kalır.

((...)) rarely ((fiil)) ... ana fiilden önce gelir. I rarely see him these days.

((...)) ((olmak)) rarely ((...)) ... 'olmak' fiilinden sonra gelir. She is rarely late for work.

Eş anlamlılar: seldom, infrequently; Zıt anlamlılar: often, frequently, usually

Eski İngilizce 'rare' (nadir) + '-ly' (zarf eki) kelimesinden gelir. 'Rare', Latince 'rarus' kelimesinden türemiştir.

'Nadir' bir mücevher düşünün; onu çok seyrek bulursunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.