verb

ravage

yakıp yıkmak, tahrip etmek, harap etmek

The storm ravaged the coastal town.

Fırtına sahil kasabasını yakıp yıktı.

The disease ravaged the population.

Hastalık nüfusu kırıp geçirdi.

((bir şeyi)) yakıp yıkmak Yangın ormanı yakıp yıktı. The fire ravaged the forest.

Eş anlamlılar: devastate, destroy, ruin; Zıt anlamlılar: build, restore, create

Eski Fransızca'da 'kapmak, zorla almak' anlamına gelen 'ravir' kelimesinden gelir. 'Ravish' (büyülemek, ırzına geçmek) ile ilgilidir. Şiddetli bir yıkım ima eder.

'Savage' (vahşi) kelimesine benziyor. Yıkıma neden olan vahşi bir canavar hayal edin. Kelimenin kendisi şiddetli bir sese sahiptir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.