noun

ravine

dağ geçidi, vadi

The hikers crossed the deep ravine carefully.

Yürüyüşçüler derin vadiyi dikkatlice geçti.

A small river flowed through the ravine.

Vadiden küçük bir nehir akıyordu.

((bir/o)) vadi derin, dar ve dik yamaçlı bir vadi Vadinin üzerine bir köprü inşa ettiler. They built a bridge over the ravine.

Eş anlamlılar: gorge, canyon, gully; Zıt anlamlılar: plain, plateau, hill

Fransızca 'ravine' kelimesinden, o da 'alıp götürmek' anlamına gelen 'ravir'den gelir. Suyun toprağı oyması eylemine atıfta bulunur.

'River in' (içindeki nehir) gibi ses çıkarıyor. Bir nehrin dağın yamacına 'içeri' doğru oyduğu derin bir vadi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.